Başkanın Mesajı

Bizim mevsimimiz Karşıyaka

Yurtsever Hemşerilerim,

Mevsimler geçer, her birini doğanın bir armağanı olarak yaşar, bir sonrakine hazırlanırız. Artık sonbahardayız. Karşıyaka’nın sokaklarında, okula giden çocuklarımızın cıvıltıları var. Her mevsim en güzel haliyle dolaşır, şiiriyle şarkısıyla boy gösterir Karşıyaka’da. Biz de doğanın şaşmaz saatine, onu ve bağışladığı güzellikleri hak etme çabasıyla ayak uydururuz. Yılların ihmallerini, kentleşme yanlışlıklarını, akılla bilimle gidermeye çalışırız.  Bu çabada Karşıyaka’ya duyulan tutku, Karşıyakalıya olan saygı vardır.

Sonbahara da böyle hazırlandık. Çocuklarımız için okullarımızı pırıl pırıl yaptık. Yaşlılarımızı, hastalarımızı yalnız bırakmadık. Sokaklarımızı, parklarımızı elden geçirdik. Acısıyla tatlısıyla, düğünüyle cenazesiyle, bir aile olmanın gerekleriyle iç içe, omuz omuza durduk. Çünkü “Biz büyük bir aileyiz” sözüne yüklediğimiz ne kadar anlam varsa, hepsi Karşıyaka için bir yaşam biçimidir.

Eylül ayı ile birlikte, moda deyimle söylersek “vites yükselttik”. Her gittiğim yerde sorarlar, “Sizi takip edemiyoruz, nereden buluyorsunuz bu kadar projeyi ve enerjiyi?”

Yanıtım kısadır: “Karşıyaka Ruhundan!”

Bu ruh, gücünü Cumhuriyet değerlerinden, kente ve insana duyulan sevdadan, tarihin ve coğrafyanın mirasından, bilimden, sanattan ve geleceğe dair büyük umutlardan alır.

Örneğin 30 Ağustoslar, 9 Eylüller her yerde kutlanır ama Karşıyaka’da bir başka kutlanır. Bu yıl da öyle oldu, 29 Ekim’de de öyle olacaktır.

Bu ruh, gücünü vefadan ve saygıdan alır. Örneğin, bir ay içinde, Tarık Akan ve Şehit Yarbay Songül Yakut adına iki park açılışı yapmamız, bunun sonucudur. Tarık Akan gibi ülkemize yalnızca büyük sanatçılığıyla değil, Cumhuriyet ve Mustafa Kemal Atatürk sevdasıyla harmanlanmış duruşla değer katan bir insanımız, elbette Karşıyaka’da da ölümsüzlüğe kavuşmalıydı. Türkiye’nin ilk kadın ilçe jandarma komutanı olan, kumpaslara direnerek onur savaşı veren ve ülkesi uğruna şehit düşen Yarbay Songül Yakut’un adı, Zübeyde Annemizin kenti olan Karşıyaka’dan başka nereye yakışabilirdi?

Bu ruh, tarihe saygı kadar geleceğe duyulan sorumluluktan da güç alır. Gelecek, çocuklarımız ve gençlerimizdir. Onlar yalnızca değerli ailelerinin evlatları değil, hepimizin göz bebeğidir. Bir ilçe belediyesinin bilinen koşul ve olanaklarına, Karşıyaka duruşunu ve imecesini ekleyerek, onları anaokulundan üniversiteye kadar hayatın hiçbir alanında yalnız bırakmamak, bizim doğal görevimizdir. Başarıyla sürdürülen projelerimize, eğitim alanında bir yeni sayfa daha eklemenin coşkusunu birlikte yaşadık. Kapsam, içerik ve yöntem olarak ülkemizin ilk ve tek projesi olan “Evrensel Çocuk Müzesi ve Eğitim Kampüsü” açılmasının üstünden henüz günler geçmesine rağmen, binlerce çocuğumuzu ağırladı. “Makyaj değil iş, laf değil anlam” şiarımızın en güzel karşılıklarından biri olan bu eser, ne kadar doğru bir proje olduğunu şimdiden kanıtladı. Burslarımızla, Karşıyaka’nın Filizleriyle, Gençlik Eğitim Merkezimizle (KARGEM) ve spordan sanata hepsi onların hizmetinde olan kurslarımızla, çocukların ve gençlerin belediyesi nasıl olur, göstermeyi sürdüreceğiz.

Karşıyaka Ruhu dediğimiz anlayışın, bir ay içinde neler yapabildiğini birkaç örnekle anımsatmaya çalıştım. Dergimizin içinde ayrıntılarını ve dahasını okuyacaksınız.

Ekim ayında da “Karşıyaka’dan hep güzel haberler işiteceksiniz” sözümüzü kanıtlayan işlerde buluşacağız.

Geçtiğimiz ay, bunca çabanın boşuna olmadığını, izlendiğimizi ve takdir edildiğimizi kanıtlayan üç ödül birden alarak, göreve geldiğimiz günden bu yana aldığımız ödüllere ekledik.

“Avrupa Şeref Bayrağı” ödülü, yalnızca Karşıyakamızın değil, İzmir’in ve Türkiye’nin farkındalık yaratma ve görünür olma çabalarına büyük bir katkıdır. Eğitimden bilime, sanattan “sosyal sorumluluk” çalışmalarımıza kadar ulaştığımız sonuçlar, bu çok saygın ödülü, ilk kez bizim almamızın en büyük gerekçesidir. Dokuz Eylül Üniversitesi ile Yaşayan Şehirler Platformu tarafından ortaklaşa verilen “Şehir Ödülleri”nde, “Doğa Dostu Şehir” ve “Tanıtım” dallarında iki ayrı “Umut Işığı Ödülü”ne layık görüldük. Onların gerekçesi de doğaya saygı ve onu insana yakışır biçimde değerlendirme ve çağdaş yerel yönetim anlayışına örnek çalışma olarak anlatıldı.

Kazandığımız her ödül gibi, onları da hak edenlere, gerçek sahiplerine, sevgili Karşıyakalı hemşerilerime sunuyorum.

Mevsimler gelir geçer, ama bizim mevsimimiz hiç değişmez. Onun adı, Karşıyaka’dır.

Yaşayanlara, yaşatanlara, bu imeceyi ve yol arkadaşlığını paylaşanlara selam olsun!

   Hüseyin Mutlu Akpınar   
Karşıyaka Belediye Başkanı